~~ HaK YoLu ~~

سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم вıѕмιℓℓαн нєя нαуяιη вαşι∂ıя
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 >>RABBIN SaNa Ne DaRıLDı , Ne De SeNi BıRaKTı ...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ADMiN
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 105
Kayıt tarihi : 08/11/08
Yaş : 31
Nerden : Fransa

MesajKonu: >>RABBIN SaNa Ne DaRıLDı , Ne De SeNi BıRaKTı ...   Ptsi Kas. 10, 2008 8:43 pm

Rabbin sana ne darıldı, ne de seni bıraktı…

Bu ayet beni çok etkiliyor

Diyelim başınıza istemediğiniz bir olay geldi.
Yıkık, perişansınız. Kimse
ile
görüşmek istemiyorsunuz. Çoğunluk size küsmüş gibi. Yalnızsınız. Herkes
benden uzak, herkes bana kırgın
düşüncesi içinde çöküntü yaşıyorsunuz.
Yalnızlığınızın karanlık mağarasına şu ayet bir güneş gibi doğuyor:

”Rabbin sana ne darıldı , ne de seni bıraktı”( Duha 3 )

Kim
kırılırsa kırılsın, kim darılırsa darılsın, kim terk ederse etsin.
Rabbim terk etmiyor, kırılmıyor ya,
ne gam! .. Bu ne büyük ferahlık değil
mi? ..


.......

Başınızda ağır bir dert var. Sanki hiç
bitmeyecek gibi geliyor. Sanki bu
sorun hayatınızın sonunu hazırlıyor gibi. İşte o an ayet yetişiyor
imdada:
”Demek ki, zorluğun yanında bir kolaylık mutlaka var! Zorluğun yanında bir kolaylık muhakkak var ! ” ( İnşirah 5/6 )
Garantiyi veren Allah! .. Hem de ne
garanti, her zorlukla beraber bir de kolaylık geleceği
”mutlaka” ifadesi ile
pekiştirilip ikna olalım diye iki kere tekrarlanıyor.
Ayet; kolaylığın zorluk içinde saklı olduğunu,
çözümün sorunda gizli
olduğunu da
fısıldıyor. Bu manayı duymuş olan Niyazi Mısri(k.s) şöyle demiş:
”Derman aradım derdime, derdim bana dermanimiş”


......

Yakup, oğlu Yusuf’u yitireli 40 yıl olmuş.
Bedeni bu ıstıraba dayanamamış da
gözleri kör olmuş. Ama hala ümit içinde evladını bekliyor.
Kardeşler
Mısır’dan kervanla
dönünce: “Kervanda Yusuf kokusu alıyorum” demiş Yakup.
Oğulları acı acı gülerek:
”Baba, 40 yıl geçti, hala mı ümit, hala mı Yusuf?
. Geç bunları geç” demişler.
Yakup’un cevabı ümit dolu:
“Allah ın
rahmetinden ümit kesmeyiniz;

çukurundan çıkamayacak gibi hissediyorsunuz kendinizi. İşte hem
teselli hem
ümit size:
”Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
” ( Zümer 53 )



.......

Maddi sıkıntınız hat safhada. Yoksul düştüğünüzü hissediyorsunuz. İflas
ettiniz..
Sıfırı tükettiniz yani. Nasıl ayağa kalkarım düşüncesi içinde
boğulurken
ayet size yeni bir ümit
veriyor: “Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allahdilerse lütfuyla sizi zengin kılar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” ( Tevbe 28 )


.......

Bir yakınınız ölümcül
hastalıkla yatağa düştü. Doktorlar fazlaca ümit
vermiyorlar.
Çoğu kere Onu nasıl teselli edeceğinizi dahi bilemiyorsunuz. Gerçek
ortada
iken moral vermeye çalışmak
sanki sahte davranmak gibi geliyor size. Ciddi
bir delil olmalı ki hastanıza siz de inanarak
moral verebilesiniz. Eyyub
Nebi var
Kur’an’da…
Hastalıkların, dertlerin en ağırına müptela olmuş ama sıhhate
kavuşmuş. Onun
hali size dayanak
oluyor: "Kulumuz Eyyub u da an, o zaman Rabbine şöyle nidaetmişti: “Bak bana, meşekkat ve acı ile şeytan dokundu! Ve ona, bütün ailesini ve beraberlerinde bir misli daha tarafımızdan bir rahmet olarakbahşettik ki, temiz akıllılar için bir ibret olsun."( Sa’d 41/43 )


........

Olayları, gelişmeleri
yorumlamakta, tavır belirlemekte zorlanıyorsunuz.
Bazen her şey lehinize giderken, bazı dönemlerde
de yığınla aleyhinize
gelişmeler
oluyor.
Aslında Allah Sisteminde lehte
yada aleyhte düzenlemeler söz konusu değil.
Sadece olması gereken; olması
gerektiği en uygun vakitte gelişiyor. Ama yine
de bazı şeyleri yediremiyorsunuz kendinize. Bir
tutamak arıyorsunuz. Ayet el
veriyor
size:“Olur ki, siz bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa o, hakkınızda hayırlıdır. Olur ki, siz bir şeyi seversiniz; ama o, sizin hakkınızda bir fenalıktır. Allah bilir, siz bilmezsiniz."( Bakara 216 )


Rabbimiz Allah, Rasülümüz Muhammed(s.a.v) ,
Kitabımız Kur’an, Yolumuz
Sırat-ı Müstakim! .. Bizden bahtiyarı yok dünyada! .. Her ne olursa
olsun,
ne yaşanırsa yaşansın zafer ve
başarı bizim. Bunu da kafadan söylemiyoruz,
Kur’an konuşuyor:
" Vel Akıbetü lil Müttakin " ( Kasas 83):
" Akıbet(hayırlı son, güzel sonuç) Müttakiler (takvayı kuşananlar,
korunanlar,
inanca sarılanlar )
içindir!" ..


Selamet ve dua ile ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://hakyolu.site-forums.com
 
>>RABBIN SaNa Ne DaRıLDı , Ne De SeNi BıRaKTı ...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
~~ HaK YoLu ~~ :: ~~ DINI KONULAR ~~ :: :: DuALaR ::-
Buraya geçin: